Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.6591 Lv.
GBP GBP 2.1806 Lv.
TRL TRL 0.2255 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
21 Eylül 2020
HABERLER » Bulgaristan
Savcılık, Bulgarlaştırma süreci davasını sonuçlandırmadığı için bir mağdura daha tazminat ödeyecek

Savcılık, Bulgarlaştırma süreci davasını sonuçlandırmadığı için bir mağdura daha tazminat ödeyecek

24 Ağustos 2020

Segabg.com’un haberine göre, Bulgarlaştırma süreci davasının sonuçlandırılmaması bir kez daha savcılığın ağır bir tazminat ödemeye mahkum edilmesine neden oldu. H.İ.D., kendisinin de mağdur olduğu Bulgarlaştırma süreci ile ilgili soruşturmanın neredeyse 30 yıldır tamamlanamamasının yarattığı stres nedeniyle 100 bin leva tazminat ödenmesinde ısrar ediyor. Sofya Şehir Mahkemesi hakimi Bogdana Jelyavska, mağdurun savcılığa karşı dava açmasını haklı buldu, ancak kendisine 70 bin leva miktarında tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi. Karar, nihai değil ve İstinaf Mahkemesi’ne itiraz edilebilir.

Öğretmenlikten Belene Toplama Kampı’na

H.İ.D., Bulgarlaştırma süreci davasının makul bir süre içinde görülmesi ve sonuçlanmasına ilişkin hakkının ihlal edilmesinden dolayı meydana gelen manevi zararların tazmin edilmesini talep etti.

H.İ.D., dava dilekçesinde Bulgarlaştırma sürecinin mağdurlarından biri olduğunu söylüyor. Mağdur, öğretmenlik yaptığı Kırcaali ilçesinin Nenkovo (Visallar) köyünde ailesiyle birlikte ikamet ettiği sırada 1984 yılında zorla isim değiştirme kampanyası başladığında isminin değiştirilmesine izin vermedi ve ana dili olan Türkçe konuşma yasağına uymadı. 7 Şubat 1984 tarihinde tutuklandı ve Belene Adası’nda bulunan toplama kampına götürüldü. Orada ağır işlerde çalışmak zorunda kaldı. Orada yaşam koşulları son derece kötüydü. Diğer mağdurlarla birlikte küflü ekmek ve bozulmuş yiyecekler yedi. Hücreler kışın çok soğuk, yazın ise sıcak ve havasızdı. Her yerde böcekler ve kemirgenler vardı.

4 Eylül 1986 tarihinde kamptan çıkarıldı ve Doktor Yosifovo köyüne sürgün edildi. Kendisine köyü terk etmemesi ve aylık 40 leva karşılığında oradaki tekstil fabrikasında çalışmaya başlaması emredildi. 26 ayını orada geçirdi.

1989 yılının Haziran ayının başlarında birkaç saat içinde ailesiyle birlikte ülkeden sınır dışı edildi ve Viyana üzerinden halen yaşamaya devam ettiği Türkiye'ye göç etmeye zorlandı.

H.İ.D., dava dilekçesinde kendi ülkesinin onu kovduğunu ve hayatına başka bir ülkede yeniden başlamak zorunda kaldığını belirtiyor ve ülkedeki demokratik değişikliklerden sonra yeni iktidarın adalete teslim edip suçluları cezalandırmasını beklediğini, ancak bunun gerçekleşmediğini söylüyor.

Mağdurun kızı duruşmada babasının tutuklandığı sırada 9 yaşında olduğunu anlattı. Eski gizli istihbarat servisi DS görevlileri tarafından Belene kampına götürülmesinden 4 ay sonra ailesi kendisinin sağ olup olmadığını bilmiyordu. Kampta kaldığı 20 aylık süre boyunca ailesi onu iki kere camın ardından görebildi. Tanığın ifadelerine göre, babasının bütün hayatı beklenti içinde geçti. Sofya’ya geldi, dilekçeler verdi, bekledi ve devletten cevap alacağını umdu, ancak bu olmadı.

Psikolojik bilirkişi raporuna göre, soruşturmanın uzunluğu davacının, yaşadığı travmaların izlerini iyileştirmesini engelliyor ve ondaki mağdur olduğu ve doğrudan faillerin cezasız kalmasından kaynaklanan çaresizlik hissini sürekli körüklüyor.

Yaklaşık 30 yıl süren bir soruşturma

Adli işlemlerden anlaşıldığı üzere 1991 yılında başlayan soruşturma, 1998 yılına kadar nispeten ritmik ve hızlı bir şekilde devam etti. Bu sırada sanıklar iki kez mahkemeye çıkarıldı. Her iki durumda da mahkeme, suçun mağdurlarının kimliği belirlenemediği için iddianameleri savcılığa iade etti. 1998'den 2001'e kadar mağdurları belirlemek için hiçbir işlem yapılmadı. 2001-2004 döneminde toplam 446 mağdurdan 312'si tespit edildi ve sorgulandı. Bu, mağdurların kimliğini tespit etmek için yaklaşık 10 yıl süren eylemsizliğin mazereti olmadığının kanıtı. 2002'den 2017'ye kadar kalan diğer 134 kişi, yanlış oluşturulmuş bir mahkeme talimatı veya diğer bilinmeyen nedenlerden dolayı sorgulanmadı.

2007 yılında o zamanki Başsavcı Yardımcısı Valeri Pırvanov, Meclis İnsan Hakları ve Dinler Komisyonu oturumundan sonra yaptığı açıklamada davada mutlak zamanaşımı süresinin daha Aralık 2003’de dolduğunu söyledi. Pırvanov, Türkiye’deki göçmenlerin davanın mahkemede görülme aşamasına geçilmemesinden dolayı Avrupa’da yetkili kurumlara şikayet mektubu göndermeleri nedeniyle Meclise çağrılmıştı. Pırvanov, o zaman soruşturmanın 1991 yılında eski İçişleri Bakanı Dimitır Stoyanov, Todor Jivkov, Petır Mladenov ve Penço Kubadinski hakkında ilk önce Ceza Kanunu’nun 1.maddesine göre etnik ayrımcılığı ve nefreti kışkırttıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu anımsattı. 1992 yılında suç duyuruları değiştirildi ve savaş suçu işledikleri gerekçesiyle suç duyurularında bulunuldu. İddianame, 1993 yılında Yüksek Temyiz Mahkemesine sunuldu, ancak askeri hakim Nikolay Çiripov iddianameyi tüm mağdurların tespit edilip sorgulanması talimatı vererek savcılığa iade etti. Pırvanov’un ifadesine göre tüm mağdurlar dinlenmeden önce soruşturmaya son verilemez. Onların ifadeleri üzerine daha ağır cezalar öngörülen yeni suç duyurularında bulunulduğu ve zaman aşımı süresi daha uzun olduğu takdirde dava yeniden başlayabilir.

H.İ.D., dava dilekçesinde dava kapsamında tanık olarak ifadesinin alındığını ve mağdur olarak sahip olduğu haklarının kendisine bildirildiğini, ancak savcılığa bir takım dilekçeler yazmasına rağmen, davada yapılan işlemlerin hiçbiri kanunda belirtilen şekilde kendisine tebliğ edilmediğini anlatıyor. Mağdurun sadece Askeri Savcılığın 4 Ekim tarihli cezai takibatın durdurulmasına ilişkin kararından haberdar edildiği anlaşıldı.

Savcılık, davanın gizli olduğu gerekçesiyle kendisine dava hakkında malumat vermeyi reddetti.

Mahkeme: Savcılığın itirazları temelsiz

Savcılık, bu iddianın asılsız ve ispatlanmamış olduğu gerekçesiyle reddedilmesini talep ediyor ve H.İ. D.'nin davasının, eylemleri ve ihmallerinin bir sonucu olarak makul bir süre içinde görülmesi ve karara bağlanması hakkının ihlal edildiğine dair veri olmadığını iddia ediyor. Ayrıca makul bir sürenin her davanın karmaşıklığına göre kararlaştırılması gerektiğini savunuyor. İddia makamı, Bulgarlaştırma süreci soruşturmasının ise birkaç sanık, yüzlerce mağdur, önemli miktarda delil, çok sayıda tanığın sorgulanması, davanın birkaç mahkemede bakılması gibi yaşanan olaylar ve hukuk açısından son derece karmaşık olduğunu belirtiyor.

Savcılık ayrıca davacının hangi eylemlerinin davayı geciktirdiğini belirtmediğinde ısrar ediyor.

Ayrıca iddia makamına göre, talep edilen 100 bin levalık tazminat son derece yüksek miktarda olup adalet ilkesine, ülkedeki sosyo-ekonomik duruma veya benzer davalarda kalıcı içtihatlara uymuyor.

Mahkeme, 29 yılın çok uzun bir süre olması nedeniyle savcılığın itirazlarının temelsiz olduğuna karar verdi. Mahkeme kararına göre, bu süre zarfında savcılık soruşturmayı tamamlamak için gerekli adımları atmak zorundaydı. Mahkeme ayrıca iddia makamının, eylemleri ve ihmalleriyle İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin davayı makul bir süre içinde görme ve karara bağlama hakkının korunmasına ilişkin ilkesini ihlal ettiğine hükmetti.

Kaynak: KIRCAALİ HABER


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Eskizaara 2020-08-25 17:37:43
Fes ne dersin Bulgar bu konuda pes edecek mi.
DpS bu sorunun neresinde olmalı.

Fes analizini bekliyoruz.
fes 2020-08-26 16:08:46
Anan şey yaparken baban müzevircilik mi yapıyordu? Bence kesin öyledir, Feskaya adında bir yaratığı ortaya çıkarmak her iki tarafta da sapkınlık olması lazım.
feskaya 2020-08-26 21:11:10
kuzey bulgaristanda Türkiyedengelen eskiyandaşlara karantina yok eski muhaliflere mahkemeler açılıyor.ParçalananDPD PS çakalları her işi bırakıp muhalifleri kapana düşürme peşinde.
Feska sipsi sine 2020-09-07 11:33:11
Feska senin edepsizliğinden dolayı site çalışmaz oldu aslında senin hedefi buydu dimi.

Ne yapaysanız yapın Türklere ihanet edenler kesin eleştirilecek kimseler bunun önüne geçemeyecek hele FESKA sen HİÇ.
Beleneci 2020-09-07 19:10:03
Belenede yatan arkadaşlarımız Bulgaristan savcılığını davayı30 yıldır ertelediği önünü açmadığı için 7 arkadaşımıza 40 ile - 70 bin leva tazmınata mahküm edildi davalar devam ediyor.
Konuya destek verilmesi bekleniyor.
Mülki amir 2020-09-14 20:19:26
İmza yetkisi olmadan önerge verilmez, bu kesin. Önerge mi, istemeye bağlıdır istemeden bişi olmaz. Gel gelelim önerge verdin miydi azınlık statüsünü hemen alırsın, bulgarlar önergeden çok korkarlar.

İmza yetkisi olan Mülki amirdir, diyelim ki Mülki amir Belene atom santralini kapatmak istedi, ak bir önerge kapatır abi!

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR

 18 EYLÜL 2020     

-Toplam Vaka Sayısı:18 544
-Son 24 Saat Yeni Vaka Sayısı:154
-Aktif Vaka Sayısı:4 404
-Toplam Vefat Sayısı:749
-Son 24 Saat Vefat Edenler:10

Kaynak: www.koronavirus.bg



All Rights Reserved © 2006-2020    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS